Uyku Laboratuvarı

Uyku Laboratuvarı



**Sıkça sorulan soruları BURAYA TIKLAYARAK ya da Blog kısmımızdaki Uyku Laboratuvarı bölümünde görebilirsiniz.
 

UYKU LABORATUVARI NEDİR?

Hastanın uyku ile ilgili kaydedilebilir tüm verilerinin bilgisayara sonradan incelenmek üzere kaydedildiği yerdir. Ev ortamı hassasiyetinde oluşturulan özel bir odada hasta uyurken gece boyu izlenir ve kameraya kaydedilir.


UYKU LABORATUVARINDA NELER YAPILIR?

Hastanın beyin elektrosu (EEG), göz hareketleri elektrosu (EOG), çene kas gerilimi elektrosu (çene EMG), yatış pozisyon kayıtları, soluk alıp veriken burundan giren hava akımı, soluk alıp verirkenki göğüs ve karın hareketleri, kan oksijen seviyesi, Kalp grafisi (EKG), Bacak kas kasılmaları elektrosu (bacak EMG) kaydedilir.
Bu kayıtlar daha sonra incelenerek öncelikle hastanın uyku yapısı değerlendirilir. Uyku evreleri ve mimarisi oluşturulur. Sonra bu uyku süresinde solunum olayları değerlendirilerek, hastanın soluk alıp vermedeki anormalliklerin var olup olmadığına (soluk hafiflemesi ya da kesilmesi), bunun yanı sıra gelişen oksijen seviyesi değişiklikleri, uyanıklık reaksiyonları, kalp atım değişiklikleri, uyku sırasındaki bacak hareketleri tek tek işaretlenir. Sonraki işlemde bütün bu işlenmiş veriler tekrar bilgisayardan geçirilerek bunun sonucunda , uyku kalitesi, yeterliliği, uyanıklık periotları ile bölünüp bölünmediği, uykuda, nefes kesilmeleri ya da hafiflemelerinin var olup olmadığı, varsa sıklığı, süreleri, hangi pozisyonda belirgin olduğu, uykunun hangi evresinde belirgin olduğu, bu sırada ortaya çıkan kan oksijen seviyesi düşüklüğü süre ve derinliği, kalp atımlarındaki değişimlerin uyku evresi ve anormal solunum olayları ile ilişkisi, uykuda bacak hareketlerinin varlığı, varsa sıklığı raporlanarak hastanın uyku sırasında ortaya çıkan ya da uyku ile ilgili hastalığının var olup olmadığı, varsa ciddiyeti ortaya konur.
Uyku laboratuvarında özellikle kendisini, horlama uykuda nefes tutma ve gündüz uykululuk ile belli eden uyku apne hastalığı şüphesi olanlar yatırılmaktadır. Ayrıca yine gündüz olur olmaz yerlerde uyuklamalara neden olan Narkolepsi, şüphesi olanlar ile daha nadir olarak da yine gündüz yorgunluk ve uykululuğa neden olan uykuda periodik bacak hareketi şüphesi olan hastalar yatırılmaktadır.
 


UYKU LABORATUVARI ÖNCESİ GEREKLİ HAZIRLIKLAR VE DİKKAT EDİLECEKLER NELERDİR?

Hastalar sakinleştirici türde ilaçlar kullanıyorsa 1 hafta kadar önce kesmesi tavsiye edilir. Yatış günü, akşam üzeri duş alması, sakallarını kesmesi, göğüs kıllarını ve bacak ön yüzündeki kılları temizlemesi istenir. O gün öğleden sonra içki, çay, kahve, gazlı içecekler tüketmemeli, reflüye neden olabilecek portakal, mandalina gibi yiyeceklerden uzak kalması tetkikten 4 saat önceden sonraki zamanda sigaradan uzak kalması tetkikin sağlıklı olması için gerekmektedir. Yatış esnasında kollu ve bacaklı pijama ile gelmelidir.

 

UYKU APNESİ NEDİR?

Uyku apnesi sendromu nedenlerine göre, santral (merkezi), obstrüktif (tıkayıcı) ve bu ikisinin birlikte görüldüğü karma tip olmak üzere üç farklı başlık altında değerlendirilebilir. Santral uyku apnesi sendromunda beynin nefes al komutu vermediği ve solunumun beyin kaynaklı durduğu uykuda solunum bozukluğuna denir.
Tıkayıcı uyku apnesi sendromunda ise genellikle üst solunum yolunun büyümüş bademcikler, yumuşak damak sarkması veya kiloya bağlı olarak daralmasından dolayı kaynaklanır.
Tıkayıcı uyku apnesi sendromu erkeklerde daha sık görülmesine rağmen, kadınlarda da menopoz döneminde kendini gösterebilmektedir. Çeşitli hormonların, kilonun ve anatomik faktörlere bağlı olarak hava yollarında tekrarlayan daralmaların ve kapanmaların olmasıdır.
Uyku apnesi uyku sırasında solunumun kesintilere uğramasına neden olur. Uyku apnesi sendroumu; yüksek sesle horlayan, aşırı kilolu, yüksek tansiyonlu, burun veya boğaz bozukluğu olan kişilerde daha fazla görülür. Uyku apnesi, kanda düşük seviyelerde oksijen ve yüksek seviyelerde karbondioksite neden olur.
Burnun içinden başlayarak ağız içine kadar uzanan ve hava yollarını daraltan tüm solunum hastalıklarına bağlı durumlar uyku apnesine neden olabilir.
Uyku apnesi yüksek tansiyon ve düzensiz kalp atışı, kalp krizi ve inme veya gündüz uyku hali ile ilişkili olabilir. Uyku apnesi genellikle uyku sorunlarına bağlı diğer hastalıklar sebebiyle gelişebilir. Nedeni tam olarak bilinmese de uyku apnesine yol açabilecek bazı durumlar ise;
  • Başka bir uyku bozukluğuna bağlı rahatsızlıklar
  • Üst solunum yollarına bağlı hastalıklar
  • İlaç kullanımı
  • Madde bağımlılığı
  • Aşırı kilolu olmak
  • Büyümüş adenoidlerdir (geniz eti)

BELİRTİLER


Uyku apnesinin başlıca belirtileri arasında uykuda solunum durması gelmektedir. Bu hastalığa sahip kişilerin çoğu gece uykularında solunumların durduğunu fark etmezler.
Vücut solunum yapmayı durdurunca beyin uyandırma komutu verir. Uyku apnesine sahip kişiler gece defalarca uyanabilir fakat bunu fark etmeyebilirler. Uyku apnesine sahip olan kişilerde görülen olası belirtiler aşağıdaki gibidir.
 
  • Gündüz uykusuzluk
  • Baş ağrısı
  • Sinirlilik
  • Konsantrasyon eksikliği
  • Hafıza sorunları
  • Horlama
  • Boğaz ağrısı
  • Ağız kuruluğu
  • Yüksek tansiyon
  • Kalp ritim bozukluğu

Tanı Yöntemleri


Uyku ile uzun dönemde şikayetleri olan kişilerin en kısa sürede bir doktora görünmeleri gerekiyor.
Hekiminiz öncelikle tıbbi öykünüze başvuracak ve ardından fizik muayene uygulayacak. Uyku apnesi şüphesi halinde genellikle istenen test halk arasında uyku testi olarak bilinen polisomnografidir.
Uyku laboratuvarında vücuda yerleştirilen elektrotlarla hastanın uykusu izlenmesiyle uygulanan bu test, uyku apnesi tansının konmasında faydalı olduğu gibi, apnenin hangi çeşit olduğunun tespit edilmesinde de işe yarıyor.
Hastanın talebine göre hekiminde uygun görülmesiyle birlikte Polisomnografi testleri testler evde de yapılabiliyor. Uykudan 1 saat önce vücuda bağlanan elektrotlar yaklaşık 6 ila 7 saat süresince kayıt alabilir. 4 saatlik bir uyku sonuç almak için oldukça yeterlidir.
Apne ve hipoapnenin sayıları tanı koymada en önemli etkenlerden biridir. Apne, uyku esnasında solunumun durması, hipoapnesi ise yavaşlamasıdır. Eğer kişinin, bir saatlik zaman diliminde beşten fazla kez solunumu durmuşsa o kişiye uyku apnesi tanısı konulabilir.

Tedavi Yöntemleri


Uyku apnesi, tedavi edilmesi gereken ciddi bir uyku bozukluğudur. Tedavisi, apne çeşidine, apnenin derinliğine ve kişinin solunum yollarının özelliğine göre çeşitlenir.
CPAP adı verilen bir “hava makinesi” bu tedavi yöntemlerinden biridir. Bu cihaza bağlı bulunan maske hastaya takılır ve doktor tarafından belirlenen basınçlı havaya hastaya iletir.
Cihaz gece boyunca kullanılır ve basınçlı hava sayesinde solunum yollarının kapanması önlenir. Böylelikle hasta uykusunda nefes durması gibi sorunlar yaşamaz ve uyku düzeni daha kaliteli hala gelir.
Ayrıca uyku apnesi hastası olan kişilere yaşam tarzlarında da değişiklik yapmaları önerilmektedir. Horlamanın azaltılması ve uyku apnesi semptomlarınızı iyileşmesi için kişilerin yaşam tarzında yapacakları değişikliklerde son derece önemlidir.
Horlama veya uyku apnesi sendromu yaşayan kişilere öncelikle sigara ve alkolü bırakmaları, kilolarını kontrol altına almaları, düzenli olarak spor yapmaları, uykudan hemen önce ağır yemekler yememeleri, yan pozisyonda uyumaları gibi basit ama hayatlarını kolaylaştırmayı sağlayan önerilerde bulunuyor.
Bazı hastalara diş hekimi tarafından, alt çeneyi öne iterek hava yolunu açmaya yarayan özel bir aparat hazırlanıyor.
Son olarak uyku apnesi sendromunda yukarıdaki tedavi seçeneklerinin olumsuz sonuç alınması durumunda veya boğaz yapılarının (geniz eti, küçük dil) hava yolunu tıkadığı durumlarda boğazda uyku sırasında hava yolunu daraltan dokuların azaltılması veya tamamen ortadan kaldırılmasını içeren bir operasyon planlanabilmektedir.





(Alıntıdır. Tanı değil, bilgilendirme amaçlı komulmuştur.)